25 Yaş Sendromu

2016'yla birlikte yeni yaş gelmeden sendromu geldi iyi mi! Mayısın 4'ünde 25'i bitirip 26'dan ödünç günler almaya başlayacağım. Sanki çok istiyormuşum gibi. Biz (ben ve ruh hastası arkadaşlarım), bir olayın vuku bulması için kendimize kati bir tarih belirler ve  "Tamam o tarih geldi mi hala yerimizde sayıyorsak bitti say", "Tamam gari yandık" tarzında ifadeler kullanarak kendini gerçekleştiren kehanetler yapmayı pek severiz. 25 yaş da o yaşlardan biri. "25 yaşına geldin, ömrünün takriben 3'te birini geride bıraktın (ki bu stresle bu çok iyimser bir seçenek), hala bir şeyleri yoluna koyamadıysan tamam bitmiş say ömrünü bitmiş". Aha iyi halt ettik demek istiyorum. 25 yaşına içinizde ilk ben gireceğim vicdansızlar :-D

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki her yaş için ayrı ayrı sendroma girme potansiyeli var bende. Sayının önemine ve güzelliğine binaen bu yaş için bu yazıyı yazmayı uygun gördüm. Ömrünün gümüş yılını yaşıyor ve finish çizgisini ne zaman göreceğini bilmiyorsun kolay mı! Bakalım 25 yaş sendromunun bendeki belirtileri ne imiş?

1- Happy mi new year?


"Essahtan happy mi new year?" demeden alamıyor insan kendini. Ulan yaşlanıyorum daha ötesi var mı? Bende iş yoksa yeni yıl bana ne yapsın Allasen? Yani artık her gelen yıl, hayatın muhasebesini yapmak için daha güçlü bir sorgu nedeni.

2- Anam! Beyaz mı o?


Saçımda aniden türeyen 3 tel beyaz var. Yerlerinde duruyorlar mı diye her sabah aynanın karşısında manasız bir kontrol çabası içerisindeyim :-D Aslında itiraf etmeliyim ki yenileri çıkmış mı diye kontrol ediyorum. Kim derdi ki o çok sevdiğin saçlarına bir gün aklar düşecek... Heyhat, yaşlanıyorum! :-D

3- Bitmek bilmeyen geçmişe yolculuk halleri


Yaşlanıyoruz ya durup durup geriye sarmalar da başladı artık. "O öyle dediydi, bu böyle yaptıydı. Allah'ım ben ne bahtsız insanım! Başıma şu da geldiydi" şeklinde düşünceler kafanızın içinde Ankara'nın bağları oynuyor, yetmiyor bir de damat halayına dönmeye başlıyor. Durup durup başa sarıyor, geçmişin iliğinizi kemiğinizi kurutan lanetinden kurtulamıyorsunuz. Bir kere bir şey yaşanmaya görsün, geri dönüşü yok artık. Ex demekle eksilmiyor hayatınızdan. Hafızanızdan silmek istediğiniz ne varsa ömrünüzün dik yokuşlarında soluklanmak istediğiniz her anda kendini hatırlatmak için, her şeyi biraz daha çekilmez kılmak için bir köşede muhakkak sizi bekliyor oluyor.

4- "Bir tek sen eksiksin. İşim, gücüm her şeyim tamam"


Ee iş tamam, sıra eşe geliyor otomatikman. Şu an arı vızıltısı gibi gelen "Evlenmeyi düşünmüyor musun?" sorusu 25 yaşla birlikte korkunç bir ekoyla kulaklarımda çınlamaya başlayacak olsa da emin olun derdim bu değil. Hatta "Ivır zıvırlara maaşı gömeceğine iki parça bir şey al da kenara atmaya başla yavaş yavaş" diye içten içe düşünen anneme rağmen (henüz bunu dışından söylemeye cesaret edebilmiş değil) böyle bir gayem yok. Ne bileyim indirimden çeyiz düzmek bana göre sırf indirimde olduğu için bir yüzme havuzları olmadığı halde yüzme havuzu aydınlatıcısı alan Sıdıka'nın annesinin durumuyla eşdeğer, öyle gereksiz. Allah'ım kabusa baksanıza! İleride olup olmayacağı belirsiz bir adamı varmış gibi kabul edip onunla kuracağınız yuvayı hayal ederek bir şeyler alıyorsunuz. Bu şizofreni belirtisi değil de nedir? Şu devirde insanların yuva kurmaktan ziyade "yuvanızı yapacağı" potansiyeline bakarsak çok da haksız sayılmam sanıyorum.

Mesele gerçekten sevebileceğiniz, onun da sizi sevebileceği adam gibi bir adamla artık az çok bir yola girebilmek. Tamam, evlilik meraklısı değilim -ki şu an için bunu kıvırabileceğimi hiç de sanmıyorum- ama bırakınız da bu kadarını düşüneyim. Çünkü, hayatınızda bazı taşlar yerine oturmaya başladıkça çevrenizin beklentisi ister istemez çıtayı yükseltmeniz ve  gönlünüzle mantığınız arasındaki senkronizasyonun giderek mantık lehine dejenerasyona uğraması yönünde oluyor. Ki ben duygudan, duygusallıktan taviz vermeye hiç de niyetli değilim. İşte, zorunlu olarak böyle bir seçim yapmaktan korkuyorum. Tek endişem bu.
...

22 yorum:

  1. Çok eğlenceli bir yazı olmuş. O 30 yaş sendromu değil miydi ya. 25 de bişey yok üzme kendini.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Erken mi diyorsun? Hadi öyle olsun :)

      Sil
  2. ya gençlik ne güzel şey yaa... aşklar, bekleyişler, umutlar, hayaller ve korkular... geriye dönüp baktığımda ne hızlı ve boşyere üzüldüğüm şeylerle geçmiş...Ay bende yaşlı teyzeler gibi mi oldum şimdi :( evet aynı onlara benzer cümleler kuruyorum...

    sen sil en iyisi bu yorumu...

    :)

    aşkda güzel, özlemek de, umut etmekte...hatta yaş almakta :) Sevgiler


    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yaşlı olur mu hiiiç estağfirullah :) Biraz, sadece birazcık öncesine özlem diyelim ;)
      Ben de ondan korkuyorum ya işte. Abuk subuk her şeyi kafaya takarken gözümü hangi yaşa açacağım kim bilir...
      Her yaşın kendine göre bir getirisi var elbet :) Güzel yorumunuz için çok teşekkür ederim. Sevgiler :)

      Sil
  3. Ben de zaman zaman yaşımın ilerlemesine üzülüyorum :) Ben de 22 yaşındayım şu anda, yani çoğunun dediği gibi hayatın başındayız ama eheh :) çok iyi anlıyorum seni :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir kere yaşın başını alıp gittiği hissi geldi mi bir daha gitmiyor değil mi? :)

      Sil
  4. Yaşa çok takılma bence. Mesela ben 32 ayyy dur bakayım 33 olmuşum ve inan bana hayatımın en güzel ve anlamlı anlarını 30 dan sonra yaşadım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 25'ler ,30'lar bunlar takılacak yaşlar değil . Belki de hiçbir yaş değil :) Biraz paçaların tutuşması, biraz geç kalmışlık hissi, biraz da hayal kırıklığı diyelim benimkine :)

      Sil
  5. Yeni yaşın hayırlı olsun:)))))

    YanıtlaSil
  6. Malum şahıs ile olan evveliyatı merak ettim doğrusu. Buraya'lara tıklayıp geçmişe uzanmak niyetindeyim. Merhaba : )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, hoş geldin :)
      Bir bak bakalım ne etmiş bu deli kız Fatih'i kaçırana kadar :)

      Sil
  7. 21 yaşımdan beri beyazlarım var korkma çok karizmatik duruyorlar. 32 yaşındayım 30 yaş sendromu bile uğramadı bana hamdolsun :D Kendini gerçekleştir, bu yaşlarının tadını çıkar ve ne olursa olsun "keşke" deme ve katiyen ardına bakma! Naçizane bir sesleniş olsun 32 yaştan sana ;) Çok sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Immm karizmatik diyosuun :):) Ay ne mutlu sana!
      "Kendini gerçekleştir", "Katiyen ardına bakma" bak mottolarım bunlar işte.
      Tavsiyelerin için teşekkürler. Sevgiler :)

      Sil
  8. Beyaz saç deyince... Bir gün ben de asansördeyim, aynaya bakıyorum bir de ne göreyim beyaz tel! Sonra söylediler ki o beyaz değil sarımsı telmiş :D Aslında böyle şeylere takılmam ama on dokuzda erken sanki biraz :D
    Twitter anın Fatih han harika :D Diğerlerine de bakmayı planlıyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yavrum o beyaz saç değil, gençliğinin pırıltısı :):)
      25 yaşında bir insan nasıl çuvallar böyle gönül işlerinde diye oku ibret al bence :):)

      Sil
  9. 25 de ayrı güzel canıım
    5'in "Anneağ gitme"si
    10'un "Okula gidiyorum ben"li hevesi
    15'in "Kimse beni anlamıyor,depresyondayım yaeğ"sı
    20'nin "Finaller başladı!"dertleri mazide kalmış,acılı tatlılı anılara dönüyor.
    30'u görünce yaşanan "Kırka ne kaldı,bel ağrıları başladı,yaşlanıyoruuz"telaşına daha upuzuun 5 yıl vaar,oluyor.
    Ama 40'ı görünce olgunlaşılıp "Bugün var yarın yokuz,zaman aceleci.Şimdiyi yaşa,dalgana bak."moduna girildiğini duydum:D

    Kutlu olsun yeni yaşın:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaa ama sen ne güzel anlatmışsıın :)
      Sendrom falan kalmadı şu yorumdan sonra:)

      Sil
  10. :) çok keyifli bir yazı okudum teşekkürler...Beni korkutan yaş 40 nedense...ama bakiyorumda artık yaş ortalaması yükseldikçe yükseliyor...hiç yaslanmayacagız biz:)...takipteyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmene sevindim :) Ooo 40'lara falan hele hiç gelmeyelim mümkünse :)

      Sil
  11. Tam da senin gibi 25 yaş sendromu yaşama yaşındayım. Yaşım daha genç dediğin an, aaa ne kadar çabuk geçti o yıllar daha dün 20 yaşındaydım dediğimi bilirim.Yarında daha dün 25 yaşındayım diyeceğim.Zaman hızlı geçiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaman korkunç bir hızla geçmekte... Biz iyisi mi 20'li yaşlarımıza sıkıca tutunalım daha fazla savrulmadan:)

      Sil